• “Nerede?”

    “Nerede?”

    Şükrü, ilkokula giden, yetenekli bir çocuktu. Okul tiyatrosunda rol alıyordu. Çoğu zaman, Milli bayramlarda şiirler ona okutulurdu. Teneffüslerde arkadaşlarıyla futbol oynarken, takımın en iyileri arasında, Şükrü de vardı. Çağdaş bir eğitim alıyordu. Çok çalışkan değildi. Tembel de değildi. Ama iyi bir hafızaya sahipti. Gördüklerini ve duyduklarını unutmuyordu. Hayal dünyası zengindi. Yaz tatili gelmişti. Şükrü’nün anne…

  • “Gel Buraya!”

    “Gel Buraya!”

    Saadet, Hürriyet’le evliydi. Evliliklerinin ilk yıllarında gayet mutluydular. Ancak birbirlerini tanıdıkça, araları bozuldu. Saadet, Hürriyet’e göre baskın bir kişilik yapısına sahipti. İlişkilerinde her konuda Saadet’in dediği olurdu. Karar alma süreçlerinde, Saadet, Hürriyet’e söz hakkı tanımazdı. Son zamanlarda bu durumdan iyice bunalan Hürriyet, kimseye derdini anlatamıyordu. Hürriyet ve Saadet, bir akrabalarının düğününe katıldılar. Düğün biterken toplu…

  • “Duydunuz mu?”

    “Duydunuz mu?”

    Mevsim, yazdı. Çukurova’nın sıcağı, insanları perişan etmişti. Hava o kadar sıcaktı ki, yaprak kıpırdamıyordu. Nem bunaltıyordu. Herkes farklı hayatları yaşıyordu. Kimi evinde bomboş oturuyor, kimi ekmek parası için sabah erken saatlerde işe gidiyordu. Çocuklar büyüyor, gençler hayata atılıyordu. Günler hızlı geçiyordu. Ayşe teyze ise dedikoduyu seviyordu. Sürekli dedikodu yapıyordu. Ayşe teyzenin tek mutluluk kaynağı, dedikodu…