“Biz Bu İştahı Ne Yapacağız Ya?”

Lütfiye Hanım’ın oğlu Metin, 15 yaşındaydı. Aşırı kiloluydu. Lütfiye Hanım, Metin’in kilolarından kurtulmasını istiyordu. Çünkü, ileride bu kiloların ona hastalık getirebileceğinden endişe ediyordu. Lütfiye Hanım, sürekli yemesine ve içmesine dikkat etmesi konusunda Metin’i uyarıyordu. Oğlunun hareketli bir yaşam tarzına kavuşmasını diliyordu. Lütfiye Hanım, Metin’e şöyle dedi: “Oğlum kilolarından kurtulma vakti geldi. Bugün seninle yürüyüşe çıkalım. Güzel, tarlalara yakın bir yürüyüş yolu var. Orada şehrin gürültüsünden uzakta sporumuzu yapalım. Ne dersin?” dedi. Metin, “Tamam anne.” dedi. Lütfiye Hanım ve Metin yürüyüşe başladılar. Lütfiye Hanım, tempolu bir şekilde yürüyordu. Metin ise yoruluyordu. Ter içinde kalmıştı. Ama pes etmiyordu. Yarım saat olmuştu. Karşılarında yürüyen biri, Lütfiye Hanıma tanıdık geldi. Lütfiye Hanım, bir süre sonra, o yürüyen kişinin akrabası Gülten abla olduğunu fark etti. Karşılaştılar. Lütfiye Hanım: “Merhaba Gülten abla, nasılsın? İyi misin? Uzun süredir görüşemiyorduk. Bugün kısmetmiş.” dedi. Gülten abla: İyiyim Lütfiyeciğim. Ben de sizin gibi tempolu spor yapıyorum. Her gün 2 saat yürüyorum.” dedi. Lütfiye Hanım: “Çok fitsin maşallah, Gülten abla” dedi. “Teşekkür ederim Lütfiyeciğim.” diyen Gülten abla, Metin’e dönerek, “Çok tatlı maşallah, çok seviyorum Metin’i. Allah uzun ömürler versin. Metin biraz zayıflamış sanki. Bana öyle geldi.” dedi. Lütfiye Hanım: “Vallahi daha zayıftı. Yine kilo aldı. Yemesine içmesine dikkat etmiyor. Hareketi de yok.” deyince, Gülten abla çok kibar bir şekilde: “Öyle mi? Vallahi biz bu iştahı ne yapacağız ya? Ben de öyleyim. Balon gibiyim. Yedikçe şişiyorum. Spor yapınca sanki içimdeki hava sönüyor. Zayıflıyorum.” dedi. Metin bu sözü duyunca gülmekten kendisini zor tuttu. “Biz bu iştahı nasıl yapacağız ya?” diyen Gülten teyzesinin aşırı zayıf olduğunu gördü. Hayret etti. İçinden, “Gülten teyzenin iştahlı hali buysa acaba iştahsız hali nasıldır” diye sormadan edemedi. Gülten ablanın yaşı ilerlemişti. Ancak 20 yaş genç gösteriyordu. Lütfiye Hanım “Biz bu iştahı ne yapacağız ya? diyen Gülten ablasına “Hoşça kal” dedi. Metin ise içinden,  “Biz bu iştahı ne yapacağız ya?” diye sordu, gülerek yürüyüşüne devam etti.

Ahmet Ozan Gürsoy

Yorum bırakın