“Hayat Bunlara Güzel!”

Nuri amca, Mehmet amca, Selim amca, Muazzez teyze ve Melahat teyze, kardeştiler. Son zamanlarda sağlık sorunları yaşayan Mehmet amca, hayatını kaybetti. Saygın bir kişiydi. Taziye evine çok sayıda insan katıldı. Ancak bir tuhaflık vardı. Taziye evinde cenaze sahibi olarak, Nuri amca dışında, taziyeleri kabul eden kimse yoktu. Bunun farkında olan Nuri amca, hemen telefona sarıldı. Muazzez teyzeyi aradı: “Neredesin Muazzez? Taziyeleri kabul ediyorum. İnsanlar sizleri soruyor. Melahat ve Selim nerede? Beni yalnız bıraktınız. Ayıp be. Bekliyorum, gelin haydi.” dedi.  Bunun üzerine Muazzez teyze: “Allah rahmet eylesin. Ölenle ölünmez. Hayat devam ediyor. Mehmet ağabeyim nur içinde yatsın. Işıklar içinde uyusun. Biz Melahat’la kebapçıdayız. Kebap yiyoruz. Birazdan geliriz.” dedi. Bu sözler karşısında adeta öfkeden çıldıran Nuri amca ne yapacağını şaşırdı:  İçinden, “Tövbe. Estağfurullah. Allah akıl fikir versin.” dedikten sonra Selim amcayı aradı: ”Selim, bulamadım seni. Neredesin?” diye sordu. Selim amca: “Buradayım, ağabey. Bahçede oturuyorum. Görmedin demek ki beni.” deyince, Nuri amca bahçeye çıktı. Selim amcayı buldu. Yanına gitti. Selim amca, sohbet ediyordu. Sohbet, koyuydu. Gülüşmeler vardı. Nuri amca, sohbeti biraz dinledi. Ama kulaklarına inanamadı. Selim amca, vefat eden kardeşi için şunları söylüyordu: “Allah rahmet eylesin, Mehmet ağabeyim, iyi, hoş insandı ama, öfkeli, aksi, soğuk adamdı be vesselam… Yanına yaklaşamazdık. Selam veremezdik. Konuştuğumuz zaman bizi terslerdi. Asosyaldi. Zaten pek arkadaşı da yoktu.”

Nuri amca düşüncelere daldı. Söylenip durdu: ”Kardeşleri ölmüş. Hiçbirinin umurunda değil! Biri kebap yiyor. Diğeri, maşallah, sohbetine doyum olmaz. Yeni vefat eden ağabeyini insanlara kötülüyor. Vallahi, hayat bunlara güzel! Acı yok, keder yok… Allah’ım bunları ıslah et, ne olur.”

Ahmet Ozan Gürsoy

Yorum bırakın